Sınai Mülkiyet Kanunu Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

(Açıklamalarda yer alan SMK ifadesi Sınai Mülkiyet Kanunu’nun kısaltmasıdır.)

İlk düzenleme 1871 yılında Osmanlı döneminde yapılan “Eşya-i Ticariyeye Mahsus Alamet-i Farikalara Dair Nizamname” ve 1879 yılında kabul edilen “İhtira Beratı Kanunu”, bugün sahip olduğumuz patent sisteminin temelini oluşturmuştur.
1965 yılında 551 Sayılı Marka Kanunu ve uzun bir aradan sonra 24 Haziran 1994 tarihinde 544 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile “Türk Patent Enstitüsü” kurulmuştur.
1995 yılında TÜRK PATENT ENSTİTÜSÜ öncülüğünde; patent, marka, endüstriyel tasarım ve coğrafi işaretler alanlarında reform niteliğinde kanun hükmünde kararnameler (551,554,555,556 sayılı KHK’lar) yürürlüğe girdi.
22.04.2004 tarihli ve 5147 Sayılı Entegre Devre Topoğrafyalarının Korunması Hakkında Kanunu yürürlüğe girdi.
Türkiye Cumhuriyeti’nin en son kabul edilen ve yürürlüğe giren Sınai Mülkiyet Kanunu’dur.
22.12.2016 tarihinde TBMM’de kabul edilerek yasalaşmış ve 10.01.2017 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.
“Marka, coğrafi işaret, tasarım, patent, faydalı model ile geleneksel ürün adlarına ilişkin hakların korunması ve bu suretle teknolojik, ekonomik ve sosyal ilerlemenin gerçekleştirilmesine katkı sağlamak ve marka, coğrafi işaret, tasarım, patent, faydalı model ile geleneksel ürün adlarına ilişkin başvuruları, tescil ve tescil sonrası işlemleri ve bu hakların ihlaline dair hukuki ve cezai yaptırımları kapsar.” şeklinde tanımlanmıştır.
Sınai Mülkiyet Kanunu ile Yürürlükten Kaldırılan KHK’lar Hangileridir?
  • 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname,
  • 554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname,
  • 555 sayılı Coğrafi İşaretlerin Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname,
  • 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname  ve
  • 566 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında 551 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Hükmünde Kararname
yürürlükten kaldırılmıştır.
5000 sayılı Türk Patent Enstitüsü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunu’nda yapılan en önemli değişiklik, TÜRK PATENT ENSTİTÜSÜ’ nün adının “TÜRK PATENT VE MARKA KURUMU” olarak değiştirilmesidir.
Türk Patent ve Marka Kurumu, bir kamu kuruluşu olup, bundan sonra kısa adı “TÜRKPATENT” şeklindedir.
6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu, 6 maddesi geçici olmak üzere, 199 madde ve 5 kitaptan oluşmaktadır.
Sınai Mülkiyet Kanun Tasarısı’nda konu ve madde numaralarının sıralaması şu şekildedir:
Başlangıç Hükümleri (1 – 3 maddeler)
Birinci Kitap – Marka (4 – 32 maddeler)
İkinci Kitap – Coğrafi İşaretler (33 – 54 maddeler)
Üçüncü Kitap – Tasarım (55 – 81 maddeler)
Dördüncü Kitap – Patent ve Faydalı Model (82 – 145 maddeler)
Beşinci Kitap – Ortak ve Diğer Hükümler (146 – 193 maddeler)
Geçici Maddeler – (191 ve 192 maddeler arasında – 6 adet)
Marka, bir teşebbüsün mallarının veya hizmetlerinin diğer teşebbüslerin mallarından veya hizmetlerinden ayırt edilmesini sağlaması ve marka sahibine sağlanan korumanın konusunun açık ve kesin olarak anlaşılmasını sağlayabilecek şekilde sicilde gösterilebilir olması şartıyla kişi adları dâhil sözcükler, şekiller, renkler, harfler, sayılar, sesler ve malların veya ambalajlarının biçimi olmak üzere her tür işaretten oluşabilecektir.
Uzun yıllardır gündemimizde olan ses ve renk markaları, SMK ile birlikte marka olabilecek işaretlerin tanımına eklenmiştir. Böylece markalaşmada önemli bir yenilik olarak; ses markası, renk markası ve dolaylı olarak hareket markası gibi yeni marka türlerine de tescil imkânı getirilmiştir.
2014/13213
Twentieth Century Fox Film
Sınıflar: 9,41
2009/40842  AYGAZ A.Ş.
  • Renk görselinin sunulması
  • Renk kodunun belirtilmesi
AB: BP Amoco PLC v. John Kelly Ltd)
  • Hareketi tasvir eden bir görüntünün veya
  • Görüntü dizisinin verilmesi
Nokia,  Sınıflar: 9, 41
Sınıflar: 25,30,43
Eski KHK’ya göre “Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetle ilgili olarak tescil edilmiş veya daha önce tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olan markalar” re’sen yani ilk incelemede reddedilmekteydi.
SMK ile “BİRLİKTE VAR OLMA İLKESİ” getirilmiştir. Buna göre, aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer markaların Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından re’sen ret gerekçesi teşkil etmesine engel olmak için birlikte var olma anlaşmaları ve muvafakatnameler kabul edilecektir.
İlk tescil ettiren markanın sahibinin muvafakat etmesi durumunda sonraki marka aynı mal ve hizmet sınıfında tescil edilebilecektir.
Muvafakatnameler, başvuru ile birlikte yahut ret kararı üzerine verilebilecektir. Noter onaylı olması zorunluluğu bulunmaktadır.
Markanın ayırt edicilik kriterleri yeniden düzenlenmiştir. Marka başvurusunda kullanılan marka örneğinin genel kompozisyonu ve tüketici nezdinde ayırt edici olup olmayacağı dikkate alınacaktır. Bu hüküm ile aynı ibareleri içeren farklı görsellikle ki markaların yayınlanacağı düşünülmektedir.
Artık markaların ilan aşamasında izlenmesi daha da önemlidir.
Tescilli coğrafi işaretten oluşan ya da tescilli coğrafi işaret içeren işaretler artık tescil edilmeyecektir. Bu hüküm ile artık marka başvurusunda kullanılan marka örneğinin tescilli bir coğrafi işaret içermemesi gerekmektedir.  Aksi halde reddedilecektir.
Markalar ilk inceleme, yani re’sen inceleme sonrasında 3 ay Resmi Marka Bülteni’nde itiraz ve görüşlere açılarak ilan edilmekteydi.
SMK ile ilan ve itiraz 3 aydan 2 aya indirildi. Böylece itiraz gelmeyen bir markanın tescil süresi kısaltılmış oldu.
“Başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.” hükmü eski mevzuatta da bulunmaktaydı.
Bu tür itirazlar incelenirken artık, başvuru sahibi itiraz edenden itiraza konu mal ve hizmetler için markasını Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edebilecektir.
Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilecektir.
Kötü niyetli marka başvuruları açıkça itiraz nedeni olarak sayılmaktadır.
İlana yapılan itirazlar incelenirken TÜRKPATENT gerekli görür ise tarafları uzlaşmaya teşvik edebilecektir. Uzlaşma ile ilgili hususlarda 7/6/2012 tarihli ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümleri uygulanacaktır.
Marka sahibinin sonraki tarihli bir markanın kullanımını bildiği veya bilmesi gerektiği hallerde bu duruma birbirini izleyen beş yıl boyunca sessiz kalması halinde, markasını hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri süremeyeceği anlamına gelmektedir.
Sonraki marka tescilinin kötü niyetli olması hali saklı tutulmuştur.
Tescilli markanın koruma süresi başvuru tarihinden itibaren 10 yıldır. Bu süre, 10’ar yıllık dönemler halinde yenilenecektir.
Yenileme talebi koruma süresinin sona erdiği tarihten önceki altı ay içinde yapılması gerekmektedir.
“Marka, tescil kapsamında bulunan mal veya hizmetlerin bir kısmı için de yenilenebilir” hükmü ile 10 yıl önce çok sınıflı şekilde tescil edilen bir markanın yalnızca bazı sınıflarda süresini uzatmak mümkün hale getirildi.
Artık markanın iptal talepleri TÜRKPATENT’ e yapılabilecektir. Tescil tarihinden itibaren 5 yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına 5 yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verilecektir.
İptal talepleri, iptali istenen markanın sahibine tebliğ edilir. Marka sahibi bir ay içinde talebe ilişkin delillerini ve cevaplarını Kuruma sunar. Söz konusu bir aylık süre içinde talep edilmesi hâlinde Kurum bir aya kadar ek süre verir. Kurum gerekli gördüğü takdirde ek bilgi ve belge sunulmasını isteyebilir. Kurum, iddia ve savunmalar ile sunulan deliller çerçevesinde dosya üzerinden kararını verecektir.
Bu düzenlemenin 7 yıl sonra yürürlüğe girmesi öngörülmüştür. 7 yıl içerisinde yine iptal taleplerine ilişkin davalar Fikri ve Sınaî Haklar Mahkemeleri’nde görülecektir.
SMK ile marka sahibince yasaklanabilecek fiillerin kapsamı genişletilmiştir. Böylece;
  • İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması,
  • İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması,
  • İşaret altında hizmetlerin sunulabileceğinin teklif edilmesi fiilleri hükmün kapsamına alınmıştır.
Ayrıca; 556 sayılı KHK’da yer alan «işareti taşıyan malın gümrük bölgesine girmesi, gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulması» fiili «İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi» olarak değiştirilmiştir.
Markayı veya ayırt edilmeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde;
  • Tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak veya bir başka şekilde ticaret alanına çıkarmak amacıyla gümrük bölgesine yerleştirmek, gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutmak fiili tecavüz teşkil eden fiiller kapsamından çıkarılmıştır.
  • Tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünü ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek ve ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak fiilleri tecavüz teşkil eden fiiller kapsamında eklenmiştir.
Başkasına ait marka hakkına iktibas veya iltibas suretiyle tecavüz ederek mal üreten veya hizmet sunan, satışa arz eden veya satan, ithal ya da ihraç eden, ticari amaçla satın alan, bulunduran, nakleden veya depolayan kişi 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve 20 bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılacaktır.
Marka koruması olduğunu belirten işareti mal veya ambalaj üzerinden yetkisi olmadan kaldıran kişi, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve 5 bin güne kadar adli para cezasına çarptırılacaktır.
Yetkisi olmadığı halde başkasına ait marka hakkı üzerinde devretmek, lisans veya rehin vermek suretiyle tasarrufta bulunan kişiye, 2 yıldan 4 yıla kadar hapis ve 5 bin güne kadar adli para cezası verilecektir.
Marka hakkına tecavüz davalarında, davacının markasını kullanmadığına dair def’i ileri sürülebilecektir.
Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınacaktır.
 
//]]>