Marka


Marka, günümüz rekabet koşullarında bir isim olmanın ötesinde ürüne kimlik ve kişilik katan, tüketicilerin algıları ile şekillenen, ürün tercihlerinde tüketicilerin davranışlarını şekillendiren bir hak olarak karşımıza çıkmaktadır. Markalar, işletme ile tüketici arasındaki ilişkiyi oluşturan ve şekillendiren bir araçtır. Diğer taraftan işletmelerin sermayeleri içerisinde olan markalar, ürünlerinden bağımsız bir ticari varlık haline gelmiştir. Bu nedenle girişimciler için marka ve markalaşma süreci yatırım ihtiyacını beraberinde getirmektedir.

Girişimciler günümüz rekabet koşullarında ticaret ve tüketiciler üzerinde belli bir denetim ve etkinlik sağlama ihtiyacı duymaktadır. Bu sebeple ürünlerin ayırt edici işlevinin, yani markanın gücünün korunması adına bir dizi önlemin de alınması zorunlu kılınmıştır.

556 sayılı kanun hükmünde kararnamenin 5. maddesine göre; “Marka, bir teşebbüsün mal veya hizmetlerini bir başka teşebbüsün mal veya hizmetlerinden ayırt etmeyi sağlaması koşuluyla, kişi adları dâhil, özellikle sözcükler, şekiller, harfler, sayılar malların biçimi veya ambalajları gibi çizimle görüntülenebilen veya benzer biçimde ifade edilebilen, baskı yoluyla yayınlanabilen ve çoğaltılabilen her türlü işaretleri içerir.” şeklinde tanımlanmıştır.

Şirketlerin ticari faaliyetlerinde ürünü ayırt edici kılmak adına başvurulan her türlü reklam aracı (3 boyutlu animasyonlar, şekiller, çizimler, maskotlar, renkler, ambalajlar…) markasal bir faaliyet ve korunmaya layık bir hak olarak karşımıza çıkmaktadır.

İç mevzuatımız, Paris Sözleşmesi direktifleri doğrultusunda 1996 yılında yürürlüğe girmiştir. Paris sözleşmesine dâhil olan ülkeler direktifleri yorumlayarak kendi mevzuatlarını hazırlamışlardır. Bu çerçevede markaların tescili ve korunması global anlamda dünya ülkelerinin genelinde benzerlikler göstermektedir. Ancak Amerika, Çin, Japonya, Uzak Doğu ülkeleri gibi istisna ülkelerde halen direktiflere rağmen oldukça farklı prosedürler içermektedir.

Şirketimiz ulusal ve uluslararası düzeyde gerçekleştirilecek marka tescil ve koruma süreçlerinde;

Müvekkillerin, mevcut durumlarının analizini yaparak, markaların doğru sınıflarda tescilli olup olmadığını, fiili kullanıma uygun korunup korunmadığını, halen korunması gereken haklarının olup olmadığını, tescilli markaların hangi ülkelerde ve sınıflarda korunduğunu analiz edilerek, güçlü bir alt yapıya kavuşmanızı sağlar.

Uluslararası düzeyde korumaya ihtiyaç olup olmadığını tespit ederek, pazar ve hedef pazar olan ülkelerde tescil süreçlerini yürütür.

Rakip analizleri ile müvekkillerin stratejilerini belirlemesinde önemi göz ardı edilemez bir veri oluşturur.
Markaların yoruma açık bir şekilde incelenmesi nedeniyle, olası benzer marka başvuruları her ay yayınlanan Resmi Marka Bülteni’nden tespit edilerek müvekkile bildirilir ve sonrasında itiraz süreçleri takip edilir.
Yeni marka tescili taleplerinde, analiz raporu hazırlayarak, yatırım süreçlerinde karşılaşılabilecek riskleri en aza indirgemeyi amaç edinir.
//]]>